hadi alanis morisette tamam da, kendi toprağımdan kendi iklimimden de birilerinden tiksineyim istedim.. istedim ki nefretim, tiksintim bile elin haleluyacısına gitmesin.
yaşadığım yerin 3kilometrekare içerisinde olduğundan ve bilet fiyatı ucuz olduğundan kelli bir teoman konserinde bulundum. teomanın okul içinde yasak olmasına rağmen kahve bardağına koyduğu içkiyi 20 dikişte bitirmesinden, ceketini artiz artiz çıkartıp fırlatmasına kadar her hareketine ayrı tilt oldum. halbuki çık efendi efendi şarkını söyle, benim paramla bana artizlik yapıosun.
herşey bir yana, elindeki kağıtlardan birini boydan boya ikiye katlayarak bir uçak yapma aktivitesine girdi. lakin bunu iki şarkının arasında yaptığı için ellerini rahatlıkla kullandı. ne zamanki sonraki şarkı başladı, işte o vakit bir şarkıcı nasıl izzeti nefsini hiçe sayıp hırsının peşinden sürüklenir, nasıl kendini itin g.tüne sokup çıkarır, bir salon dolusu körpecik beyin buna şahit oldu. mikrofonu yaklaştırdığı ağzına aynı zamanda katlamaya devam ettiği kağıdı da yakınlaştırınca kağıdı yutmaya çalışır görüntüsü mikrofona gelen "hşşffprşffffşşş" sesleriyle birleşip izlemeye doyum olmayan bir ortaoyunu yarattı.
ne zamanki onlarca yerinden darbe almış yaralı kağıt uçak formuna kavuştu, salonu belli belirsiz bi tedirginlik sardı. yanımdaki arkadaşım teomanın uçağı fırlatacağı fikri üzerinde dururken ben uçağı eliyle kaldırıp sahnede koşmak suretiyle "piiyuuuvvvvv" diye bağırıp uçağı kendi ruhuyla canlandırması ihtimaline ağırlık veriyordum.
arkadaşımın "geçirdim" hareketini takiben, teoman, elindeki 2. dünya savaşından çıkma uçağı fırlatma işlemini tamamlamış ve uçak teomanın beklediğinin aksine seyirciler arasında kapışma savaşı yaratmamış aksine yaklaşık 40 cm önünde sahneye çakılmıştı. "ehe ühe" diye gülerek yerden kaldırdığı uçağın kanatlarını açıp tekrar fırlatan teoman, kağıttan taklacı güvercin yapabilen tek insan olarak zihnimde yer etmiştir. öyleki uçak fizik kurallarını alt üst ederek bir önceki denemesinden daha yakına düşmüştü. o kuvvet aynı boyutta bir bok kitlesine uygulunsa
bok bile daha uzağa gider, seyirciler arasında zıt yönde de olsa bi hareketlenme sağlardı. ayrıca sahneden bok atma eylemi bütün denenmemişliği ve marjinalitesiyle teomanın performansına eklenirdi. ama olmadı. döndü g.tünü gitti sonra.
Sunday, March 4, 2007
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
1 comments:
hiç sanmıyorum yine umuyorum ki teomanıb gözüne girmiş olsun bu yazı. takdir ettim efem...
Post a Comment