Thursday, May 28, 2009

samimiyet

şopendmayılz (niyeyse) eve bir kutu göndermiş. içinden bir kaç broşür, bir de yıllardır özlemini duyduğum ancak hiç bir yere girip almaya cesaret edemediğim, saçma bulduğum, bir yerden elime geçerse kullanırım dediğim bir aparat çıktı: uyku gözlüğü. yıllar yılı yurt hayatında odadaki herkes uyumadan uyuyamamanın sıkıntısını bir kenara bıraktıran "gözümün üzerne tişört örtme teknolojisi"nin sonuna mı gelmiştim?
sabahın yedisinde, henüz uyumamamın verdiği coşkuyla siyah kumaşı iki ucundan tutturulmuş lastiği kullanarak kafama geçirdim. yatağa uzanıp uyumaya çalıştım bir süre. öyle duygusal davranıp "bütün yurt hatıralarıma tecavüz edildiğini hissettim" falan demeyeceğim de, böyle gözümde bir karıncalanma, bir batma, bir rahatsızlık.. uyku gözlüğü de bekleneni verememişti. çıkarıp attım kenara. aldım güzelcene bir tişört, gün ortasında geceyi buldum yine. bir uyandım, saat 18 olmuş

0 comments: