Thursday, October 29, 2009

kutlu proletar haftası

cuma günleri dünyanın en güzel günleridir.
ilkokul birinci sınıfın bilmem kaçıncı haftasında, verilen ödevin yapılması için aslında önümde iki koca gün daha olduğunu farkettiğimden beri cumanın haftanın en güzel günü olduğunu düşünmüşümdür.
her cumanın ertesinin kah haftasonu, kah yaz, kah bayram tatili olduğunu bildiğimizden, derslerimize daha bir keyifle yoğunlaşmış, beş buçuktan sonra okul binasının dışına adım attığımız anda özgürlüğü derin nefesler halinde ciğerlerimize doldurmuştuk.
sadece biz değil, tehvid-i tedrisattan bu yana her öğrenci şüphesiz ki cuma günleri son iki saate koyulmuş beden derslerindeki futbol maçlarına son haftaya şampiyon girmiş takımın coşkusuyla çıkmışlardır.
peki sonrası? artık isimlerimiz yakamıza iliştirdiğimiz/sıralara koyduğumuz kağıtlarda değil afilli metal masa zımbırtılarında yazıyordu(anadolu lisesi hazırlık sınıfında soyadı öksüz olan bir arkadaşımız vardı, sürekli onun önündeki kağıttan S harfini silerdik. şimdi düşünüyorum da baya komikmiş aslında). bütün gün bir sabit durmamız karşılığında para bile veriyorlardı. ancak benden daha önce oraya varmış pek çok insanla beraber oluşmuş kitlelerin gözleri sürekli bilgisayar ekranlarının sağ alt köşesindeydi.
saatlerin akşam altıyı gösterdiği günlerin hiç biri cuma günü kadar keyif vermiyor hala. ertesi gün işe gidilecek saatte horul horul uyuyacak olmanın verdiği bilinç zaman zaman ruhumuzu okşuyor, önümüze yığılmış onca işe rağmen biz beyaz yakalıların stresli dünyasında ufak bir tebessüme sebep oluyordu.
cuma günü şüphesiz ki haftanın en güzel günüdür.
şimdi öyle bir hafta düşünün ki bir çarşamba olsun (28 ekim 2009), yarım gün olsun ve ertesi gün tatil(28+1=29 ekim). tıpkı bir cuma günü. mesai sonunda ister kadıköye gidip kafa dağıtılacak, ister eve gidip gecenin bir yarısı uyanıp sabaha kadar boş boş durabilme opsiyonu kullanılmak üzere uykuya dalınacak.. üstelik çalışma saatinin yarıya inmesiyle yaşama sevincini iki katına vurduran bir cuma günü. ertesi gün tatil. sonra bir gün daha iş. ancak o da nesi? bir cuma günü daha ! bir hafta içinde üst üste iki cuma günü birden.
bir çalışan bundan fazla ne isteyebilir?
şu kafamdakileri süsleyerek anlatmak, arada şakalarla süslemek istiyorum. ancak olmuyor. an itibariyle keyif dışında aklıma başka bir kelime gelmiyor. bir amerikan ilkokulunda cezaya kalmış öğrenci gibi tahtaya binlerce kez "keyif" yazmak istiyorum.

ekim devriminde bile yüzü bu denli gülmedi işçi sınıfının,
adeta sosyalizm

0 comments: