her pazar, haftasonu tatilini biraz daha doya doya yaşamak, yolda izde çok oyalanmamak adına evde elinden geldiğince fazla vakit geçirerek "ya aslında çok uzun bir tatil, evde durmaktan sıkıldım, iş başlasa fena olmaz, uğraşacak birşeyler olur" ilüzyonu yaratmaya çalışmak ve saat 21 sonrasında "yarın gene iş var" gerçeğiyle yüzleşmek, ama yapacak birşey de olmaması. daha da kötüsü pazartesi sabahı odadan çıkmadan önce geriye dönüp baktığımda beni hüzünle uğurlayan yatak, okuduğum kitap, eşofman altı/pijama daha bir çekici gözükecek, "geçirdiğimiz bunca güzel zamana karşın nasıl bu kadar rahat arkanı dönüp gidiyorsun?" diyecek.
uyumıycam anına koyim, inat değil mi?
içtik miçtik sabahladık.
Monday, April 5, 2010
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
0 comments:
Post a Comment