bugün yemekhanede yine yalnız bir öğle yemeği yiyordum. önümdeki masada, ağızlarını çemçüre çemçüre ingilizce konuşan bir exchange grubu vardı. tam çorbamı bitirip ana yemeğe (tavuk yemeği, 4.70 ytl) girişmiştim ki önümdeki adamlardan bi tanesi hapşırdı veya aksırdı. hapşırmak daha samimi.
yemeğime devam ettiğim sırada aynı adam kendi masasına rahatsızlık vermemek adına (kibar ya pezevenk) dönüp masama doğru hapşırmaya başladı. bu eylem mükerrer defalar tekrarlandıktan sonra adamdan iyice tiksinmeye başladım. "hah" dedim "kevaşe yavrusu, dönüp arkaya doğru hapşırınca o mikroplar çıkmıyor ağzından, benim yemeğime bi bok olmuyor". tavuk da baya tatsızdı zaten.
Wednesday, November 12, 2008
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
0 comments:
Post a Comment