Wednesday, November 19, 2008

yalan sohbetleeeeer, yalan gülüşleeeer

okul çalışanlarına karşı güler yüzlü olmak gibi saçma sapan bir takıntım vardır . zaten işlerinin yeterince zor olduğunu düşündüğümden bir de öğrencilerin asık suratlarıyla, kaprisleriyle uğraşmanın onlar için ekstra zorlayıcı bir etken olduğunu tahmin ediyorum.
genellikle de bu yaklaşımlara güler yüzlü cevaplar aldığım için de yaptığımın doğru olduğuna inanırım.
lakin bugün, sırf güleryüzlü olmak adına (lavukluk boyutlarına vardırdığımın farkına vardım) ic deki help desk çalışanına, aldığım 3 adet kalın kitabı 20 dk sonra götürüp "tamam ben bunların hepsini okudum" dememle beraber helpdesk teki dünya sevimlisi kadının, dünyanın en yavan ve samimiyetsiz gülümsemesiyle (hayır bütün gün sırıtarak gezmiyorum) "ehe.. hepsini okudunuz.. kolay gelsin iyi akşamlar" cevabıyla bu yavan şakamın artık iş yapmayacağına hatta bu güler yüzlülük yalanıyla artık yüzleşmem gerektiğine karar verdim. zira bugüne kadar herhangi bir yemekhane çalışanı "emrah derslerin nasıl, mezun olamadın hala" diye sormamıştır. ya da bir özenç çalışanı odama girdiğinde "temizlik istermisiniz" demeden önce "dostum nazarı dikkatimi celbetti, her sabah yalnız uyanıyorsun, istanbul gibi, bu odanın yerlerini toz değil hüzün kirletiyor, hadi bi kahve içip kendimize gelelim" diyip suratında sıcak bir gülümsemeyle cebinden 2 tane 3ü1 arada çıkarmamıştır.
öte yandan bence komik bi şakaydı. düşünsenize biri kitap alıyor hemen getirip "ben bunu okudum" diyor. yani bi insan o kadar kısa sürede o kadar kitap okuyamazki. tamam okumayı yaşıtlarımdan daha önce öğrenmiştim ama üzerine pek bişey koyamadığımdan kelli 10 dk da bi roman devirecek kapasiteye hiç bi zaman ulaşamadım. ayrıca mevzubahis kadının bu bilgiye bir şekilde eriştiğine inanmıyorum. hem ic de dura dura sessiz ortamda kayışı koparmış, evde de fısıldayarak konuşan biri olduğunu tahmin ediyorum. kendi kaybeder. bugün bir dost daha kaybettim ya. hem de kadın. güzel de bi kadın.

10 comments:

alimay said...

emrah,
yazı gayet güzel bayağı eğlendim okurken. şakan da bence gayet komik ben olsam gülerdim, hatta eminim help desk'te gündüzleri duran o şirin kadın olsa (hafif kıvırcık saçlı, orta boylu, naparsa yapsın seksi olamayan ama her hareketi insanın içini ısıtan o güzel kadından bahsediyorum evet) eminim o da gayet içten bi şekilde gülerdi. tüm bunlara ek olarak aynı "çalışanlara durup dururken güler yüzlü davranma" sapkınlığı bende de var. yani buraya kadar (Y)

fakat yazının şu kısmını okuduğumda, tam olarak şu kısmı:
"...hadi bi kahve içip kendimize gelelim" diyip suratınca sıcak bir gülümsemeyle cebinden 2 tane 3ü1 arada çıkarmamıştır. "

3ü1 arada denen içine ne bok koydukları belli olmayan şekerli sütlü fındıklı/çikolatalı/başka herhangi gereksiz bir şeyli zımbırtıya "kahve" demiş olman..
bilmiyorum ya..
işte bu kısma (N) emrah..

ama genel olarak ssüper yazı :D:D::D

emrahozkan said...

alicim. comment in için teşekkür ediyorum. ama belirtmem gerekir ki sevgili emekçi dostlarımız için bi kavanoz nescafeyi yanlarında taşımak büyük eziyet olacaktır. şekerli kahveye karşı giderek artan mesafemden sen de haberdarsın zaten. 3ü1 aradan ben de hazetmiyorum pek. hatta bugün protesto amacıyla bir adet 3ü1 aradayı çiğ çiğ yidim. ve yidik

Unknown said...

abi sekersiz, sutsuz kahve icerken cok kotu bakislar almaya devam ediyorum ben burda

tankut said...

kahve şekersiz ve sütsüz içilir. yani ben mesela çiçekli mayo bile giyerim ama kahveme şekerdi süttü koydurmam. üstelik yanında sigara da içmem. ayrıca eğer takeaway alıyorsam o kapaklardan da koydurmam ne o öyle dudağım dilim napıcağını şaşırıyor. yalnız geçen gün yine kahve aldım dışarıda oradan oraya yürüyorum (gerçi bu elde kahve yürümelerin kıralı karamollaoğludur, hatta kendisi elde kahve sek sek sekme şampiyonudur) tabii yine işte yok kapak istemez falan dedim güleryüzlü baristalara bir anda yağmur başladı kahve piç oldu. aslında benim mide piç oldu çünkü kahve piç olmasın diye sıcak sıcak indirdim mideye bir anda. açtım da zaten çok kötü oldu çok.

ama öte yandan; 3ü1arada bir boka benzemese de, ve ne biliyim mesela tchibodan gayet makul fiyata kaliteli filtre kahve tedarik edilebilse de, parmaklarında 3ü1 arada sallayan özenç görevlisi imajı odaya elinde tchibo guatemala grande'yle giren özenç elemanı imajından beş kat daha komik.
ya bu son cümle de hiç olmadı he.

by the way i realized that freezingly cold souls usually stay awake until early morning, right?

Dead FM said...

deskteki güzel ve sevimli kadının adı alev. geçen haftalarda yeni bir iş arkadaşı edindi yalnız; yanında çalışıyor, sarı saçlı, hafif fettan görünümlü (tabi eski deskçi çiyse kadar olmasın), pek güzel sayılmaz.

şimdi bu insanların sahiden ne tür insanlar olduklarını bilebilsek keşke de, böyle güzel/çirkin skalasından bir nebze kurtulsa yargılarımız. ic çalışanlarıyla okul dışında muhatap olma şansına erişebilen, tanıdığım bir fırat eren var sanırım. bodrum/körfez'de çiyse'yle karşılaştığını, kızın kendisine okul numarasını sorduğunu söylemişti yanlışım yoksa.

Dead FM said...

bu arada rezil google takipçiliği vasıtasıyla ulaştığım gereksiz bir bilgiyi de aktarıvereyim: 'hafif kıvırcık saçlı, orta boylu, naparsa yapsın seksi olamayan ama her hareketi insanın içini ısıtan o güzel kadın' İstanbul üniversitesi bilgi ve belge yönetimi mezunuymuş....

yigit said...

ben o kadının çeşitli partilerde boy gösterdiği fotoğraflara ulaşmıştım üstün stalking yeteneklerimle, ama o fotoğrafları ekleyen kadın facebook unu kapatmış linkleri bulmama rağmen ulaşamadım fotoğraflara.. üzgünüm :(

bu arada stalking yeteneklerim okulda okuyan herhangi bir kadının ev ve cep telefonunu öğrenebilme seviyesine ulaştı. istediğiniz birisi varsa konuşalım.

sevgiler

emrahozkan said...

bu arada mevzubahis kadına bugün bir şaka denemesinde de alimay bulundu. ve aynı hüsranla karşılaştı. IC direktörünün bi gün duyurulara "bu çalışanımı güldüren ilk erkekle evlendireceğim" tadında bi duyuru atmasını bekliyoruz artık.

Dead FM said...

of ne pismişiz ya

alimay said...

abi ne melun bişeymiş ya. iki sevimli olayım dedim ağzıma sıçtı bıraktı hatun. bıraksın o sevimli minikkuş triplerini bildiğin şeytan ruhlu o ya. maskesinin altında erkekleri üzmeye programlı bi canavar yatıyor. lanet olsun ya.